Av. Gülben Başkan Kırcaklı
Üniversitelerde Tıpta Uzmanlık Eğitimi Gören Hekimler, Sağlık Bakanlığındaki Emsallerinden Daha Az Ücret Alıyorsa Ne Yapabilir?
Üniversite hastanelerinde tıpta uzmanlık eğitimi gören araştırma görevlisi hekimler ve yan dal uzmanlık öğrencileri, Sağlık Bakanlığı bünyesinde aynı durumda bulunan emsal personele göre daha düşük ödeme aldıklarını fark edebilmektedir.
Özellikle son yıllarda, üniversite kadrosunda tıpta uzmanlık eğitimi gören hekimler ile Sağlık Bakanlığı bünyesinde uzmanlık eğitimi gören hekimlere yapılan maaş ve ek ödemeler arasındaki farklılıklar sıklıkla gündeme gelmektedir.
Peki, üniversitede tıpta uzmanlık eğitimi gören bir hekime yapılan toplam ödemenin, Sağlık Bakanlığında aynı durumda bulunan emsal personele yapılan ödemeden daha düşük olması hukuka uygun mudur?
Sorun Neden Ortaya Çıkmaktadır?
Üniversite kadrosunda tıpta uzmanlık eğitimi gören hekimler ile Sağlık Bakanlığı bünyesinde uzmanlık eğitimi gören hekimlerin mali hakları farklı mevzuat hükümleri ve farklı ödeme sistemleri çerçevesinde hesaplanabilmektedir.
Maaş, sabit ek ödeme, taban ödeme ve teşvik ek ödemesi gibi ödeme kalemlerinin hesaplanma biçimi ve kaynağı farklılık gösterebildiğinden, aynı uzmanlık eğitimini sürdüren hekimler arasında toplam gelir bakımından fark ortaya çıkabilmektedir.
Ancak farklı mevzuata tabi olunması, üniversitede tıpta uzmanlık öğrenimi gören personele yapılan toplam ödemenin her durumda Sağlık Bakanlığındaki emsal personelin altında kalabileceği anlamına gelmemektedir.
Ödeme Farkı Nasıl Belirlenir?
2809 sayılı Kanun'daki düzenleme, her bir ödeme kaleminin tek tek aynı tutarda olması gerektiğini değil, “aylık ve her türlü ödemelerin net tutarı”nın karşılaştırılmasını öngörmektedir.
Bu nedenle yalnızca taban ödeme veya yalnızca teşvik ek ödemesinin Sağlık Bakanlığındaki emsal personele göre düşük olması, tek başına ücret farkı bulunduğu sonucuna varılması için yeterli olmayabilir.
Esas olarak aynı dönem bakımından üniversitede tıpta uzmanlık öğrenimi gören hekime yapılan aylık ve ilgili diğer ödemelerin toplam net tutarı ile Sağlık Bakanlığında aynı durumda bulunan emsal personele yapılan aylık ve ilgili diğer ödemelerin toplam net tutarının karşılaştırılması gerekir.
Yapılan karşılaştırma sonucunda üniversitedeki tıpta uzmanlık öğrencisine yapılan toplam net ödemenin emsal Sağlık Bakanlığı personeline yapılan toplam net ödemenin altında kaldığı tespit edilirse, aradaki farkın ödenmesine ilişkin hukuki talep gündeme gelebilecektir.
Bu Haktan Kimler Yararlanabilir?
2809 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesindeki düzenleme, üniversite hastanelerinde görev yapan bütün hekimleri kapsayan genel bir ücret eşitleme hükmü değildir.
Düzenlemenin kapsamını, üniversitelerde tıpta uzmanlık öğrenimi yapmakta olan hekimler oluşturmaktadır.
Bu kapsamda özellikle;
- üniversite kadrosunda araştırma görevlisi olarak tıpta uzmanlık eğitimi gören hekimler,
- üniversitede yan dal uzmanlık eğitimi gören hekimler,
bakımından emsal Sağlık Bakanlığı personeliyle ödeme karşılaştırması yapılması mümkündür.
Buna karşılık, uzmanlık eğitimini tamamlamış ve herhangi bir tıpta uzmanlık veya yan dal uzmanlık eğitimi devam etmeyen bir uzman doktorun yalnızca “uzman doktor” sıfatı nedeniyle 2809 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesindeki düzenlemeden yararlanacağı söylenemez.
Örneğin uzman doktor unvanına sahip olmakla birlikte üniversitede yan dal uzmanlık eğitimi görmekte olan bir hekimin durumu ise yan dal uzmanlık öğrencisi sıfatı dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Her hekimin kadro ve eğitim statüsü farklılık gösterebildiğinden, ücret farkı talebi bakımından öncelikle kişinin 2809 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi kapsamında bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir.
Eksik Ödeme Yapıldığını Düşünen Hekimler Ne Yapmalıdır?
Üniversitede tıpta uzmanlık eğitimi gören bir hekimin Sağlık Bakanlığında aynı durumda bulunan emsal personele göre daha düşük ödeme aldığını düşünmesi halinde, öncelikle karşılaştırmanın somut veriler üzerinden yapılması gerekir.
Bu incelemede yalnızca bordroda yer alan maaş tutarına bakılması yeterli değildir. Karşılaştırılan dönem bakımından personele yapılan ve ilgili mevzuat kapsamında dikkate alınması gereken ödemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bu kapsamda özellikle;
- hekimin tıpta uzmanlık veya yan dal uzmanlık statüsü,
- görev ve kadro durumu,
- karşılaştırılan dönem,
- maaş ve diğer ödeme kalemleri,
- taban ve teşvik ek ödemeleri,
- Sağlık Bakanlığında aynı durumda bulunan emsal personele yapılan ödemeler
incelenmelidir.
Emsal personelin doğru belirlenmesi ayrıca önem taşımaktadır. Karşılaştırmanın yalnızca aynı meslek unvanını taşıyan herhangi bir Sağlık Bakanlığı personeli ile yapılması yerine, mümkün olduğunca aynı hukuki ve mesleki durumda bulunan personel esas alınarak yapılması gerekir.
Yapılan inceleme sonucunda üniversitede tıpta uzmanlık eğitimi gören hekime yapılan toplam net ödemenin Sağlık Bakanlığındaki emsal personelden düşük kaldığı kanaatine varılması halinde, öncelikle ilgili üniversiteye yazılı başvuruda bulunularak ödeme farklarının tespit edilmesi ve ödenmesi talep edilebilir.
İdarenin başvuruyu reddetmesi veya başvuruya süresi içerisinde cevap vermemesi halinde, somut olayın özelliklerine göre ret işleminin iptali ile eksik ödendiği ileri sürülen parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargıya başvurulması mümkündür.
Ancak idari davalarda dava açma süreleri ve geriye dönük talep edilebilecek alacaklar bakımından çeşitli usul kuralları bulunduğundan, hak kaybı yaşanmaması adına sürecin gecikmeksizin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Mahkemeler Bu Konuda Ne Diyor?
2809 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesindeki düzenlemenin uygulanmasına ilişkin uyuşmazlıklar son yıllarda idari yargı mercilerinin ve Kamu Denetçiliği Kurumunun önüne gelmektedir.
Verilen kararlarda, uyuşmazlığın özelliklerine göre üniversitede tıpta uzmanlık eğitimi gören personele yapılan ödemeler ile Sağlık Bakanlığında aynı durumda bulunan emsal personele yapılan ödemelerin karşılaştırılması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından verilen kararlarda da 2809 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesindeki düzenleme esas alınarak, üniversitede uzmanlık eğitimine devam eden personelin maaş ve ek ödemeler dahil mali haklarının emsal Sağlık Bakanlığı personeliyle karşılaştırılması gerektiği yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir.
Bununla birlikte, her uyuşmazlıkta emsal personelin kim olduğu, hangi ödeme kalemlerinin karşılaştırmaya dahil edileceği ve hekimin hukuki statüsü somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmektedir. Bu nedenle yalnızca Sağlık Bakanlığı kadrosunda çalışan başka bir hekimin daha yüksek ödeme aldığının tespit edilmesi yeterli olmayıp, iki personelin Kanun anlamında “aynı durumda” olup olmadığının da belirlenmesi gerekir.
Geriye Dönük Ücret Farkları Talep Edilebilir Mi?
Şartların oluşması halinde geçmiş dönemlerde eksik ödendiği ileri sürülen ücret farklarının talep edilmesi mümkündür. Ancak geçmişte oluşan tüm ücret farklarının her durumda ve herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın talep edilemeyecektir.
Parasal haklara ilişkin idari uyuşmazlıklarda idareye yapılan başvurunun tarihi, ödeme işlemlerinin dönemsel niteliği, uyuşmazlığın hangi tarihte doğduğu ve dava açma süreleri geriye dönük olarak talep edilebilecek tutarların kapsamını etkileyebilmektedir.
Bu nedenle ücret farkı bulunduğunu düşünen hekimin, bordroları ve emsal ödeme bilgilerini temin ederek gecikmeksizin idareye başvurması ve geriye dönük taleplerinin hangi dönemleri kapsayabileceğinin mevcut duruma göre değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Sonuç
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun Geçici 3. maddesi,üniversitelerde tıpta uzmanlık öğrenimi yapmakta olan hekimleri esas almakta ve bu kişilere verilen aylık ve her türlü ödemenin net tutarı ile Sağlık Bakanlığında aynı durumda bulunan personele verilen aylık ve her türlü ödemenin net tutarının karşılaştırılmasını öngörmektedir.
Bu karşılaştırma sonucunda üniversitede tıpta uzmanlık eğitimi gören hekime yapılan toplam net ödemenin emsal Sağlık Bakanlığı personeline yapılan ödemeden düşük kaldığının tespit edilmesi halinde, şartları mevcutsa aradaki farkın ilgili üniversiteden talep edilmesi ve uyuşmazlığın idari yargıya taşınması mümkün olabilmektedir.
Başkan Hukuk & Danışmanlık olarak İzmir ve Kuşadası'nda, kamu personelinin özlük ve mali haklarından kaynaklanan uyuşmazlıklar ile idare hukuku alanındaki başvuru ve dava süreçlerinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.
